Gemi Mühendisliğini Bırakıp Yurt Dışına Gitmeli Miyim?

Soru: Selamlar abi, yazım biraz uzun olabilir kusuruma bakma şimdiden çünkü aklıma takılan birçok soru var…

Ben bu sene gemi inşaatı ve gemi makineleri bölümü kazandım 1 sene hazırlıkla birlikte 5 sene üniversite okuyacağım. Ama gerek çevrem, gerek yazın, gerekse internetteki başka yazılar olsun biraz hevesim kaçtı, üzüldüm, sıkıldım… Çünkü en genel olarak en başta senin de dediğin gibi Türkiye’deki iş imkanları ve insanları köle yerine koymaları, hak ettiği değeri vermemeleri benim canımı sıktı ve rahatsız etti bu yüzden her ne kadar gelecekte Türkiye’de yaşayıp işimi icra etmek istesem de mevcut durumda gerçekten pek mümkün gözükmüyor ve tek çare yurt dışı gibi gözüküyor. Ama yurtdışı çıkmak istesem bile orada mesleğimi icra edemeyip başka işlerde çalışmak zorunda kalacağım; madem benim okuduğum meslek gelecekte işime yaramıyor ben neden okuyorum ki diyorum. Bu durum benim haftalardır içimi kemirip duruyor. Şimdi bana soracaksın madem tahmin ediyordun durumu başka bir bölüm yazsana… Ama abi ne yazabilirim ki başka mühendislikler desen iş bulma sıkıntıları, iş bulsan bile şaka gibi 3000-4000 TL maaşla çalıştırıyorlar bu yüzden en azından yurtdışına daha rahat çıkabileceğim gemi inşaatı ve gemi makineleri bölümünü tercih etmeyi mantıklı buldum.

Okumayı ve meslek seçimini geride bırakırsak sırada bize verilen eğitimler geliyor. Demek istediğim belirli sitelerdeki iş ilanlarına bakınca çoğu ilanda yazılım bilgisi, Rhinoceros, SolidWorks, vs vs. bir ton okulda öğretilmeyen şeyler isteniyor. Bizim okulda AutoCad, Python ve Matlab öğretiliyor sadece üstte yazdığım iki öğretilmeyen programı neredeyse bütün iş verenler çok iyi bir şekilde bilmeni istiyor. Hadi diyelim üniversitede kendini iyi geliştirdin bu programları öğrendin bu seferde karşına iş verenlerin 3-5 sene üstü deneyime sahip çalışanlar istemesi sıkıntısı çıkıyor. Ben gerçekten anlamıyorum kimse iş vermezse o 3-5 sene deneyimi nasıl kazanmamızı bekliyorlar ki?

Abi lütfen bana akıl ver ne yapmalıyım? Şu an 4 seçenek arasında gidip geliyorum senin düşüncelerini önemsiyorum ve fikrini merak ediyorum.

– İlk düşüncem okulu tamamen bırakıp bir şekilde yurtdışına çıkmak için fırsat kovalayıp orda normal bir iş bulup hayatımı kurmaya çalışacağım.
– İkinci düşüncem okulumu tamamlayıp gemilerde makine mühendisi olarak çalışacağım. En azından alacağım maaş onca senelik emeğimin karşılığını verir.
– Üçüncü düşüncem yine bölümümü tamamlayıp arada Erasmus olmazsa Wat gibi bir olayla en sonunda da yüksek lisansla yurt dışına eğitim için gidip oraya yerleşmek.
– Dördüncü düşüncem bölümü bırakıp bir sene daha hazırlanıp başka bir bölüm yazmak ama hangi bölüm olması veya bir daha bu kadar çalışıp çalışamayacağım hakkında hiç bir tahminim yok.

Sen ne dersin abi, sence hangi düşüncem daha mantıklı ve olası yoksa hiçbirine katılmayıp başka öneri verebilir misin? Bu aralar gerçekten ne yapacağımı bilemiyorum çok boşluktayım..

Cevap: Merhaba Berke.

Anladığım kadarıyla sen çok araştırmacı, akıllı birisin ve şimdiden çoğu şeyin farkındasın. Keşke hepimiz bu işe başladığımızda senin gibi olsaydık da gemi mühendisliğini tercih ederken bizi nelerin beklediğini önceden bilseydik.

Öncelikle söylemek istiyorum ki bu konuda bir otorite değilim ve kimseyi yanlış yönlendirmek istemem. Ben de hali hazırda kendi hayatını istediği gibi yoluna koyamamış ve hala arayışta olan birisiyim. Ancak senin geçtiğin yollardan geçmiş biri olarak fikrimi belirtip birkaç tavsiye verebilirim o kadar.

Genel olarak kafanı kurcalayan şeyleri alt başlık halinde sıralayıp fikirlerimi belirteyim istersen. Öncelikle iş bulamamak ve çalışma şartları seni rahatsız etmiş. Sonra yurt dışına gitmek istediğinden, yurt dışına gitsen bile okuduğun işi yapamayacağından, bu nedenle de okumanın anlamsız olabileceğinden bahsetmişsin. 3. olarak okulda yeterli eğitim alınmadığından ve kendini geliştirsen bile iş verenlerin en az 3-5 yıllık tecrübe istediğinden böylece iş bulmanın neredeyse imkansız olmasından şikayet etmişsin. En son da kafandaki 4 seçenekten bahsetmiş, bu seçenekler arasından benim tavsiyemin ne olacağını sormuşsun. Dilersen tek tek kendi fikirlerimi belirteyim.

1. Gemi mühendisliğinde iş bulmak zor. Ve çalışma şartları çok kötü…

Gerçekten de dediğin gibi iş bulmak zor. Ve genel olarak çalışma şartları kötü.. Ancak genel olarak baktığım zaman bu sadece gemi mühendisliğinin değil, Türkiye’deki bütün bölümlerin sorunu.. Bildiğim kadarıyla iş garantisi olan bir tek doktorluk var, onda da doktorların son zamanlardaki hali ortada. Çoğu doktor mutsuz ve imkanı olsa bir dakika durmayıp istifa etmeye hazırlar. Ayrıca büyük bir kısmı yurt dışına gitmek için fırsat kolluyor. Bunları direkt kendi doktor arkadaşlarımdan duyuyorum.

Yani Türkiye’de hangi bölümü okursan oku ne iş garantin olacak, ne de çok iyi çalışma şartların… Daha doğrusu iyi çalışma şartlarına sahip güzel işler de var ancak okuduğun hiçbir bölüm sana böyle bir iş bulmayı garanti etmeyecek. Bir şekilde çevrenin ve şansının olması gerekiyor.

Ama yine de umutsuzluğa kapılma. Benimle birlikte gemi mühendisliği okuyan arkadaşlarımın hemen hemen hepsi iyi yerlerde ve iyi şartlarda çalışıyorlar. Hele ki senin gibi akıllı ve daha yolun başındayken her şeyin farkında olan birisi çok daha iyi yerlere gelebilir. Başlangıçta dediğin gibi 3000 – 4000 TL maaşlarla başlama ihtimalin var ve bu işleri bile aylarca araman gerekebilir. Fakat gerçekten birkaç sene sonra 10000-15000 maaş alabileceğin güzel işler de bulabilirsin. Bunun olması birçok şeye bağlı ancak; ilk işine iyi bir yerde başlarsan, çevren varsa, başladığın işte gerçekten iyi bir çalışan olursan ve insanlarla iyi ilişkiler kurarsan, çalıştığın süre boyunca kendini geliştirebilirsen ve şansın varsa, gerçekten çok iyi yerlere gelebilirsin. Bu dediklerimin hepsini yapabilmene gerek yok, bir veya birkaçını yapabilirsen zamanla yükselir daha iyi şartlarda çalışırsın. Ve bana göre en önemlisi gerçekten insanlarla iyi ilişkiler kurabilmek ve iyi bir çalışan olduğunu çevrendekilere ispatlayabilmek. Eğer bunları yapabilirsen ilerleyen zamanlarda önüne mutlaka iyi fırsatlar çıkacaktır.

Çünkü bir noktada çevrendekiler farklı alanlarda işe başlayacaklar, gittikleri yerde veya çevrelerinde senden iyi bahsedecekler… Bu da hiç beklemediğin anda beklenmedik fırsatlara sebep olabilir.. Veya bir işe başvuru yaptığın zaman senin için referans olabilecek çok fazla kişi bulabilirsin. Maalesef Türkiye’de işlerin çoğu iyi bir referans ile bulunuyor.

Özetlemem gerekirse; ilk ilk bulmada sıkıntılar yaşarsın muhtemelen. Sadece gemi mühendisliğinde değil, diğer tüm bölümlerde bunu yaşayabilirsin. Ancak ilk başlangıcını iyi yaptıktan sonra beklemediğin bir şekilde önün açılabilir.

Dediğin gibi çoğunlukla Türkiye’de iş bulmak zor ve çalışma şartları pek iyi değil. Ama genel olarak iş hayatının güvenilir, akıllı ve çalışkan insanlara da ihtiyacı var ve burada da güzel fırsatlar yakalaman imkansız değil.

2. Türkiye’deki şartlar yurt dışına gitmeyi düşündürüyor. Ancak yurt dışına gideceksem burada okumak anlamsız.

Şöyle bir gerçek var ki, refah seviyesi yüksek zengin ülkelerdeki sıradan bir garson veya taksi şoförü; Türkiye’de çok iyi bir işe sahip olan ve çok iyi maaşlar alan yüksek eğitimli sıradan bir insandan daha mutlu, daha huzurlu. Yani gidebiliyorsan ve orada hayat kurabileceksen, yurt dışına gitmek gerçekten iyi bir seçenek. Ancak tahmin edeceğin üzere “he deyince” gidip orada güzel hayatlar kurulmuyor.

Eğer ailenin durumu varsa ve direkt seni refah seviyesi yüksek bir üniversitede okutabileceklerse; hiç durma oraya git ve orada kalmaya çalış. Ancak sen de ülkenin çoğunluğu gibi orta-alt düzey bir ailede yetiştiysen ve yurt dışındaki okullara para saçabilecek bir ailen yoksa; en iyi ihtimalle dil okuluna gidip vizeni uzata uzata orada zar zor yaşamanın planlarını yapacaksan; bence ilk olarak burada okulunu bitir ve okul süresince mutlaka yurt dışı seçeneklerini değerlendirmeye çalış. Dediğin gibi Erasmus ve benzeri programları kovalayabilirsin. Veya yazları Work & Travel gibi programlara katılabilirsin. Yurt dışındaki şirketlerden staj arayabilirsin. Okulun biteceği zaman yine yurt dışı yüksek lisansları araştırabilirsin. Araştırdıkça göreceksin ki gerçekten bu konuda yapabileceğin çok şey var.. Tabii ki şansını arttırabilmek için çok iyi İngilizcenin olması ve hatta mümkünse TOEFL- IELTS gibi sınavlardan yüksek bir puan alman gerekiyor.

Bu arada eğitim için burs veren üniversiteleri de araştırabilirsin. Çoğunluğu yukarıda bahsettiğim sınavlardan yüksek puan isteyecektir. Ancak üniversite zamanı burs alabilmek, mezun olduktan sonra burs almaktan daha kolay. Ara sıra burs veren üniversitelere göz atman iyi olabilir.

3. Okulda eğitimler yetersiz. Kendimi geliştirsem bile iş verenlerin 3-5 yıllık tecrübe istemesi iş bulmayı zorlaştırıyor.

Bu dediklerine kesinlikle katılıyorum ve maalesef söyleyebileceğim pek bir şey yok. Böyle bir düzen var ve bunu kırmamız şimdilik pek mümkün görünmüyor. Çünkü iş veren açısından baktığın zaman; zaten işsiz / işini sevmeyen ve seninle çalışmak isteyen yüzlerce / binlerce insan var. Çoğu da düşük maaşlarla çalışmaya razı. O zaman herkes gibi sen de henüz hiç tecrübesi olmayan, iş hayatından ne beklediğini bilmeyen, kritik hatalar yapmaya müsait, aylarca eğitmen gereken birini almak yerine; daha önce bu alanda tecrübesi olan başka birini almak istersin. Keşke iş verenler yeni mezunlara da şans verip onları desteklese ancak herkes gibi onlar da kendi çıkarlarını düşünmek zorunda. Genellikle yeni mezun olan iş yerleri de tecrübelilerin kalmak istemeyeceği, kötü şartlarda çalıştıran firmalar oluyor. Tabii ki bu bir kural değil. Yeni mezun ve tecrübesiz iş ilanı açan da bir çok iyi firma var. Bu konuda çevrenin iyi olması işine yarayabilir. İlk işe girişinde bir tanıdığın referansı yüzlerce iş ilanına başvurmaktan daha hızlı sonuca götürebilir seni.

Eğitim konusuna gelirsem de… İyi tarafından bakarsan herkes bu kötü eğitimi alıyor ve onlar arasından fark yaratman çok daha kolay. Sen kendini geliştirmeye ve iş ilanlarında aranan özelliklere sahip olmaya bak.

Hatta mümkünse mutlaka ama mutlaka okul süresince sektörünle ilgili bir yerlerde çalış. Parasız da olsa, çok az maaş da verilse, okulunu 1 sene uzatacak da olsan; bu tarz fırsatlar olursa değerlendirmeye bak. Mezun olduğun zaman mutlaka işine yarayacaktır.

4. Kafamda dört seçecek var.. Senin fikirlerin neler?

Abi lütfen bana akıl ver ne yapmalıyım? Şu an 4 seçenek arasında gidip geliyorum senin düşüncelerini önemsiyorum ve fikrini merak ediyorum.

– İlk düşüncem okulu tamamen bırakıp bir şekilde yurtdışına çıkmak için fırsat kovalayıp orda normal bir iş bulup hayatımı kurmaya çalışacağım.
– İkinci düşüncem okulumu tamamlayıp gemilerde makine mühendisi olarak çalışacağım. En azından alacağım maaş onca senelik emeğimin karşılığını verir.
– Üçüncü düşüncem yine bölümümü tamamlayıp arada Erasmus olmazsa Wat gibi bir olayla en sonunda da yüksek lisansla yurt dışına eğitim için gidip oraya yerleşmek.
– Dördüncü düşüncem bölümü bırakıp bir sene daha hazırlanıp başka bir bölüm yazmak ama hangi bölüm olması veya bir daha bu kadar çalışıp çalışamayacağım hakkında hiç bir tahminim yok.

Aslında şu ana kadar verdiğim cevaplardan hangisini tavsiye ettiğim anlaşılabiliyor. Bana sorarsan öncelik sıralamanı şu şekilde yapabilirsin: 3-2-1-4

İlk olarak okulunu okumanı ve bu sürede yurt dışı fırsatlarını değerlendirmeni öneriyorum. Hem üniversite mezunu kalifiye biri olduğunda yurt dışına çıkman ve yurt dışında güzel işler bulman da daha kolay olur.

Hem yurt dışında bir fırsat bulamazsan, gemiye çıkıp bir süre para biriktirmeyi düşünebilirsin. Eğer gemide yapamayacağını düşünürsen de piyasadaki güzel işleri kovalayabilirsin. Bu da söylediklerin arasından ikinci seçenek oluyor.

Birinci seçenek, okulu tamamen bırakıp yurt dışına çıkmak; duruma göre çok iyi olabilir. Ama işin içinde biraz risk var. Yine de bunu yapmak istiyorsan ve denersen, emin ol hiçbir şey kaybetmezsin. Eğer kafanda bu varsa ve zaten Türkiye’de bir üniversiteye kayıtlıysan… Çık yurt dışına… Gidebildiğin ilk yere git ve orada hayata tutunmaya çalış.. Olmadı mı, buraya gelir hayatına kaldığın yerden devam edersin. Üstelik ne istediğini daha iyi bilen daha tecrübeli ve olgun biri olarak…

Dördüncü seçenek bana pek mantıklı gelmiyor. Çünkü dediğim gibi hangi bölümü okursan oku, yine benzer süreçleri yaşayacaksın.

Tekrar söylemek istiyorum ki bu konuda bir otorite değilim ve fikrimi belirtmekten başka bir şey yapamam..

Son olarak söylemek istediğim, hangi kararı verirsen ver yanlış bir karar vermiş olmayacaksın. Çünkü hangi kararı verirsen ver seni neyin beklediği belli değil ve bir diğerinin daha iyi veya daha kötü olacağının garantisi yok. Karar senin…

Ek olarak verebileceğim en büyük tavsiye, ne olursa olsun İngilizceni çok iyi seviyelere getirmeye çalış. Eğer ikinci bir dil öğrenme şansın yoksa (Almanya’da akraban, Rus tanıdığın vs. vs.) sadece kurslara gidip ikinci dili öğrenmeye çabalayacağına İngilizcene odaklan. Altyazısız film izleyecek ve roman okuyacak seviyeye gelirsen; ve şu anki araştırmacı kişiliğini kaybetmezsen gelecekte çok iyi yerlerde olacağına inanıyorum.

Her şey gönlünce olsun.

Bunlar da ilginizi çekebilir...